Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/7367 K. sayılı kararında, sanığın eyleminin sadece TCK m. 231'deki suçu oluşturduğu, TCK m. 206'daki suçun oluşmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda, sanık hem TCK m. 231'den hem de 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 67/1'deki kabahatten sorumlu tutulabilir mi?
Hayır, tutulamaz. Bu durum, ceza hukuku ile idari yaptırım hukuku (kabahatler) arasındaki ilişkiyi düzenleyen 'ne bis in idem' (tek fiile tek yaptırım) ilkesiyle ilgilidir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15/3. maddesi, 'Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hâllerde kabahatten dolayı yaptırım uygulanır.' hükmünü içerir. Sanığın nüfus müdürlüğüne yalan beyanda bulunarak çocuğun soybağını değiştirmesi fiili, hem TCK m. 231'de bir 'suç' hem de 5490 s.K. m. 67/1'de bir 'kabahat' (idari para cezası gerektiren) olarak tanımlanmıştır. Kabahatler Kanunu'ndaki bu açık hüküm gereğince, aynı fiil nedeniyle hem suçtan dolayı hapis cezası hem de kabahatten dolayı idari para cezası verilemez. Fiil suç oluşturduğu için, sadece suçtan (TCK m. 231) dolayı ceza verilir, kabahate ilişkin yaptırım uygulanmaz. Bu, daha ağır olan yaptırımın, hafif olanı ortadan kaldırması prensibine dayanır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cocugun-soybagini-degistirme-ve-gizleme-sucu.html)