Tehdit suçunun 'silahla' (TCK m. 106/2-a) işlenmesi nitelikli halinin uygulanabilmesi için, silahın mutlaka ateşli bir silah olması gerekir mi? 'Silah' kavramı ceza hukuku açısından nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166523

Hayır, silahın mutlaka ateşli bir silah olması gerekmez. TCK'nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde 'silah' kavramı çok geniş bir şekilde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre silah deyiminden; 1) Ateşli silahlar, 2) Patlayıcı maddeler, 3) Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4) Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler (örneğin, sopa, taş, tornavida, hatta bazı durumlarda sıcak su), 5) Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açan nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, anlaşılır. Dolayısıyla, bir kişiyi elinde bıçakla, sopayla veya hatta kırık bir şişe parçasıyla tehdit etmek de, TCK m. 106/2-a anlamında suçun 'silahla' işlenmesi nitelikli halini oluşturur ve cezanın artırılmasını gerektirir. Önemli olan, kullanılan aletin, mağdur üzerindeki korku ve endişeyi artırıcı bir etki yaratmaya elverişli olmasıdır. (Referans: avmehmetgenc.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/ - metindeki 'bıçakla tehdit' örneği ve genel TCK m. 6 bilgisi)