Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/4585 K. sayılı kararında, mağdurların ve tanıkların mahkeme aşamasında kolluk ifadelerini değiştirmeleri, beraat kararı verilmesinde nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166522

Bu durum, beraat kararı verilmesinde kilit bir rol oynamıştır. Ceza muhakemesinde esas olan, duruşmada, mahkeme huzurunda, tarafların ve özellikle hakimin doğrudan doğruya katılımıyla elde edilen delillerdir (delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi). Kollukta veya savcılıkta verilen ifadeler önemli olmakla birlikte, asıl delil değeri taşıyan, mahkeme huzurunda yemin altında verilen ifadelerdir. Yargıtay'ın ilgili kararında, tanıklar kollukta fuhuş yapmak için otele gittiklerini beyan etmişler, ancak mahkeme huzurunda bu beyanlarını değiştirerek kabul etmemişlerdir. Mağdurlar da zaten iddiayı doğrulamamıştır. Bu durumda, mahkemenin elinde, sanıkların mahkumiyetine yeterli, çelişkiden arındırılmış ve güvenilir bir delil kalmamıştır. Kolluk ifadeleri ile mahkeme beyanları arasındaki bu çelişki, 'şüphe' yaratmıştır. Ceza yargılamasının temel ilkesi olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) prensibi gereğince, sanıkların atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamadığı için, mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-160-madde-cmk/)