5271 sayılı CMK'nın 'Delillerin Tartışılması' başlıklı 216. maddesi, iddia ve savunma makamlarına 'cevap verme hakkı' tanımaktadır. Bu hakkın, yargılamanın hangi temel ilkesini hayata geçirdiği söylenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166516

Bu hak, yargılamanın 'çelişmeli (çekişmeli) yargılama' (contradictory proceedings) ilkesini hayata geçiren en önemli usul kurallarından biridir. Çelişmeli yargılama ilkesi, tarafların, karşı tarafın ileri sürdüğü iddia, delil ve görüşlerden haberdar edilmesini ve bunlara karşı kendi argümanlarını ve cevaplarını sunma imkanına sahip olmasını gerektirir. CMK m. 216/2'de, 'Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.' denilerek, taraflara karşılıklı olarak tezlerini ve antitezlerini sunma (replik-düplik hakkı) imkanı tanınmıştır. Bu, mahkemenin kararını sadece tek bir tarafı dinleyerek değil, iddia ve savunmanın karşılıklı olarak çatıştırılması ve tartışılması sonucunda oluşan kanaate göre vermesini sağlar. Bu da, adil yargılanma hakkının ve maddi gerçeğe ulaşma amacının temel bir gereğidir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/ceza-mahkemesinde-savunma-hakki-nedir.html)