Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/8059 K. sayılı kararında, asıl dava ile birleştirilen dava dosyası yönünden hüküm kurulmamış olması bozma sebebi sayılmıştır. Bu durum, HMK m. 166'da düzenlenen 'davaların birleştirilmesi' kurumunun hukuki niteliği hakkında ne ifade etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166509

Bu durum, davaların birleştirilmesinin (HMK m. 166), davaların kimliğini ve bağımsızlığını ortadan kaldıran bir kurum olmadığını, sadece usul ekonomisi amacıyla yargılamanın birlikte yürütülmesini sağlayan bir usul işlemi olduğunu ifade etmektedir. Birleştirilen davalar, ayrı esas numaralarıyla varlıklarını korur, sadece tek bir dosya üzerinden görülürler. Yargılamanın sonunda, her bir dava kendi içinde değerlendirilmeli ve her birinin talep sonucu hakkında (asıl dava, birleşen dava) ayrı ayrı, gerekçeli bir hüküm kurulmalıdır. Yargıtay'ın kararında, birleştirilen dava hakkında hiç hüküm kurulmamasının bozma sebebi sayılması, mahkemenin o davayı karara bağlama görevini yerine getirmediği anlamına gelir. Birleştirme, davaları tek bir davaya dönüştürmez; sadece yargılama süreçlerini birleştirir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-299-hukmun-imza-edilememesi.html)