İş Kanunu m. 53/3, 'Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz' demektedir. Bu hüküm, zincirleme mevsimlik iş sözleşmeleriyle yıllarca aynı işyerinde çalışan bir işçinin hiç yıllık izin hakkı olmayacağı anlamına mı gelir? Yargıtay bu konuyu nasıl yorumlamaktadır?
Hayır, bu anlama gelmez. Yargıtay, İş Kanunu'nun bu hükmünü lafzıyla değil, amacıyla ve işçinin korunması ilkesi çerçevesinde yorumlamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, m. 53/3, sadece 'tek bir mevsim' veya 'bir yıldan az süren' fiili çalışma durumları için geçerlidir. Eğer bir işçi, zincirleme mevsimlik iş sözleşmeleriyle, her yıl tekrar işe çağrılarak yıllarca aynı işverene bağlı olarak çalışmışsa, iş sözleşmesi belirsiz süreli kabul edilir ve bu işçi, mevsimlik işçi olmaktan çıkıp 'süreksiz (aralıklı) çalışan işçi' statüsüne geçer. Bu durumda, işçinin her yıl çalıştığı süreler toplanır ve İş Kanunu m. 55'teki 'çalışılmış gibi sayılan haller' de dikkate alınarak, bir yıllık kıdem koşulunu doldurduğu her yıl için yıllık izin hakkı doğar. İşçinin çalışmadığı askı süreleri, izin hesabında dikkate alınmaz, ancak yıllık izne hak kazanmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla, kanun hükmü, süreklilik arz eden mevsimlik çalışmaları kapsayacak şekilde genişletici yorumlanmamaktadır. (Referans: zulkufarslan.av.tr/mevsimlik-isci-olarak-calisilan-sure/ ve genel Yargıtay içtihatları)