5237 sayılı TCK'nın 20. maddesinde düzenlenen 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi, TCK m. 82/1-d'de yer alan 'üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı' öldürme nitelikli haliyle nasıl bir ilişki içindedir? Bu nitelikli hal, sorumluluğun şahsiliği ilkesini ihlal eder mi?
Bu nitelikli hal, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini ihlal etmez; aksine bu ilkeye dayanır. TCK m. 20'deki sorumluluğun şahsiliği ilkesi, 'kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını' ifade eder. TCK m. 82/1-d'deki nitelikli hal ise, faili, başkasının eylemi nedeniyle değil, 'kendi eyleminin' niteliği nedeniyle daha ağır bir şekilde cezalandırmaktadır. Kanun koyucu, yakın akrabalık ilişkisinin getirdiği güven ve koruma yükümlülüğünü ihlal ederek, bu ilişki içindeki bir kişiyi öldürmenin, yabancı birini öldürmekten daha ağır bir haksızlık içeriğine sahip olduğunu kabul etmiştir. Burada fail, mağdurla olan 'kendi kişisel ilişkisi' nedeniyle daha ağır cezalandırılmaktadır. Yani ceza, failin kendi eyleminin özel vahametine bağlanmıştır, bir başkasının eylemine değil. Dolayısıyla, bu nitelikli hal, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle çelişmez, aksine bu ilke çerçevesinde failin eyleminin özel koşullarını dikkate alır. (Referans: zulkufarslan.av.tr/tck-hayata-karsi-suclar/ ve genel ceza hukuku ilkeleri)