CMK m. 91/7'ye göre, gözaltına alınan kişi bırakılmazsa en geç belirli süreler sonunda sulh ceza hakimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Bu sorguda müdafiin hazır bulunmasının zorunlu olmasının, ceza muhakemesinin hangi temel ilkeleriyle bağlantısı vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166491

Bu sorguda müdafiin hazır bulunmasının zorunlu olmasının, ceza muhakemesinin birkaç temel ilkesiyle doğrudan bağlantısı vardır: 1) Savunma Hakkı (Anayasa m. 36, AİHS m. 6): En temel bağlantı budur. Sulh ceza hakimi önündeki sorgu, kişinin tutuklanıp tutuklanmayacağına karar verilecek en kritik aşamalardan biridir. Bu aşamada kişinin hukuki yardımdan, yani bir avukatın (müdafiin) desteğinden yararlanması, kendini hukuki olarak etkin bir şekilde savunabilmesi için zorunludur. 2) Silahların Eşitliği İlkesi: Sorguda, iddia makamını (savcı) ve karar merciini (hakim) temsil eden hukuk profesyonelleri bulunur. Hukuk bilgisi olmayan şüphelinin, bu profesyoneller karşısında yalnız bırakılmaması, onun da bir hukuk profesyoneli (müdafi) tarafından temsil edilerek iddia ile savunma arasında bir denge kurulması, silahların eşitliği ilkesinin bir gereğidir. 3) Adil Yargılanma Hakkı: Yukarıdaki iki ilkenin birleşimi, adil yargılanma hakkının özünü oluşturur. Müdafiin varlığı, sorgunun hukuka uygun yapılmasını, şüphelinin haklarının korunmasını ve keyfi tutuklamaların önlenmesini sağlayarak, yargılamanın daha en başından adil bir zeminde yürümesine hizmet eder. (Referans: or.av.tr/yakalama-ve-gozalti-islemleri/)