Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/1251 E. sayılı kararında, mevsimlik işçinin daimi kadroya geçirilmesi durumunda önceki çalışmalarının dikkate alınması gerektiği belirtilirken, 26.10.2000 tarihli Protokol hükmü neden geçersiz sayılmıştır? Bu durum, hukuk kaynakları arasındaki hiyerarşiyi nasıl yansıtmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166489

Kararda, davalı işverenin dayandığı ve davacının mevcut ücreti üzerinden sürekli işçi kadrosuna geçirileceğini öngören 26.10.2000 tarihli Protokol hükmü, 'işçi aleyhine sonuç doğurduğu' için geçersiz sayılmıştır. Yargıtay'a göre bu protokol, işçinin kanundan (emsal ücret, kıdem intibakı gibi) ve 'eşit işlem borcundan' doğan haklarını kısıtlamaktadır. Bu durum, hukuk kaynakları arasındaki hiyerarşiyi yansıtır. Bu hiyerarşiye göre: 1) Anayasa ve Kanunların Emredici Hükümleri en üsttedir. 2) Toplu İş Sözleşmeleri (TİS) ve Protokoller, kanunlara aykırı olamaz; ancak kanunun tanıdığı asgari hakları 'işçi lehine' genişletebilirler. 3) İş Sözleşmeleri ise TİS'lere ve kanunlara aykırı olamaz, ancak her ikisinden de daha lehe hükümler içerebilir. Somut olayda, Protokol, kanunun emredici nitelikteki eşit işlem borcu ve kıdem hakkı gibi temel ilkelerini işçi aleyhine daralttığı için, normlar hiyerarşisinde kanunun altında yer alır ve kanuna aykırı olduğu için uygulanamaz. Bu, 'işçi lehine yorum' ilkesinin ve kaynaklar hiyerarşisinin bir sonucudur. (Referans: zulkufarslan.av.tr/mevsimlik-isci-olarak-calisilan-sure/)