Bir avukatın, hakime yönelik olarak sarf ettiği 'hakim adeta kendisini hem hakim hem savcı yerine koymuştur' şeklindeki ifade, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/1626 K. sayılı kararına göre neden iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166487

Çünkü bu ifade, hakimin kişiliğine, onur ve şerefine yönelik bir sövme veya somut bir olgu isnadı (örneğin 'rüşvet aldı' gibi) içermemektedir. İfade, hakimin yargılama sırasındaki 'usuli tutumuna' ve 'rolüne' yönelik bir 'eleştiridir'. Sanık avukat, hakimin tarafsızlığını yitirerek iddia makamı gibi davrandığını, savunma haklarını kısıtladığını ve delilleri tek taraflı değerlendirdiğini düşündüğünü bu şekilde dile getirmiştir. Yargıtay, yargısal bir faaliyetin eleştirilmesi amacıyla ve savunma hakkı bağlamında kullanılan bu tür 'değer yargılarının', ağır ve rahatsız edici olsalar bile, TCK m. 128'deki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığını kabul etmektedir. İfade, hakimin şahsına değil, yargılamayı yürütme biçimine yöneliktir ve bu nedenle savunma hakkının sınırları içinde görülmüştür. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/iddia-ve-savunma-dokunulmazligi-kapsaminda-avukatin-hakaret-sucu-cezasi.html)