Danıştay 8. Dairesi'nin 2004/5780 E. sayılı kararında, disiplin cezasına karşı yapılan itirazın İYUK m. 11 kapsamında dava açma süresini durduracağı kabul edilmiştir. Bu kararı, İDDK'nın özel kanunlardaki sürelerle ilgili 2005/1558 E. sayılı kararından ayıran temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166485

İki kararı ayıran temel fark, itirazın yapıldığı hukuki düzenlemenin niteliğidir. Danıştay 8. Daire kararında, Yükseköğretim Kurumları Disiplin Yönetmeliği'nde düzenlenen 'itiraz' yolu, İYUK m. 11'e benzer, dava öncesi kullanılması gereken bir idari başvuru yolu olarak yorumlanmıştır. Bu yönetmelik, genel idari usulün bir parçası olarak görülmüş ve bu nedenle İYUK m. 11'deki süreyi durdurma etkisinin burada da geçerli olacağı kabul edilmiştir. İDDK'nın kararında ise, Çevre Kanunu'nda düzenlenen ve doğrudan 'idare mahkemesinde dava açılması' gerektiğini belirten özel ve kısa bir 'dava açma süresi' söz konusudur. Kanun, idareye itiraz yolunu değil, doğrudan yargı yolunu göstermektedir. İDDK, özel bir 'kanunla' belirlenmiş ve idari itiraz öngörmeyen bu tür özel dava açma sürelerinin, genel bir idari usul hükmü olan İYUK m. 11 ile aşılamayacağını belirtmiştir. Kısacası, birinde itiraz 'yönetmelikle' düzenlenmiş bir idari yol iken, diğerinde 'kanunla' düzenlenmiş istisnai bir dava açma süresi vardır. Danıştay, kanunla belirlenen özel dava sürelerine daha katı bir yaklaşım sergilemektedir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-11-madde-iyuk/)