5237 sayılı TCK m. 19 ve 765 sayılı mülga TCK m. 10/a hükümleri, yabancı ülkede işlenen suçlarda lehe kanun tespiti açısından benzerlik ve farklılıklar göstermektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1782 E. sayılı kararında, yeni TCK döneminde açılan bir davada neden hala 765 s. TCK m. 10/a'ya atıf yapma ihtiyacı duyulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166482

Bu durum, suçun işlendiği tarihin, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005'ten önce olmasından kaynaklanmaktadır. TCK m. 7'ye göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında suç tarihi 29.07.2004 olarak belirtilmiştir. Bu tarihte 765 sayılı TCK yürürlüktedir. Mahkeme, yargılama sırasında 5237 sayılı yeni TCK'yı uygulamış ancak yabancı kanunun göz önünde bulundurulması konusunda yeni TCK m. 19'a atıf yapmıştır. Yargıtay, suç tarihinde yürürlükte olan kanun mülga 765 s. TCK olduğu için, lehe kanun karşılaştırmasının ve yabancı kanunun göz önünde bulundurulması ilkesinin de o kanunun ilgili maddesi olan m. 10/a'ya göre yapılması gerektiğini belirtmiştir. Her ne kadar iki kanundaki düzenleme benzer olsa da, usulen doğru olan, suç tarihinde yürürlükte olan kanun hükmüne göre değerlendirme yapmaktır. Bu nedenle Yargıtay, hükümdeki 'TCK 19. maddesi' ibaresini, '765 sayılı TCK'nın 10/a maddesi' olarak düzelterek onamıştır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-19-yabanci-kanunun-goz-onunde-bulundurulmasi.html)