6100 sayılı HMK'nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davası, 1086 sayılı mülga HUMK dönemindeki 'tespit ve müteakip eda davası' uygulamasının yerini mi almıştır? İki kurum arasındaki temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166461

Evet, belirsiz alacak davası, büyük ölçüde mülga HUMK döneminde Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilen ve uygulamada yaşanan sorunları çözmeyi amaçlayan 'aşamalı dava' (tespit ve müteakip eda davası) uygulamasının yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş halidir. Ancak aralarında önemli farklar vardır: 1) Zamanaşımı: En temel fark budur. Aşamalı davada, önce açılan tespit davası sadece o dava değeri için zamanaşımını keserdi. Alacak belirlendikten sonra açılan ek eda davasında, artırılan kısım için zamanaşımı defi ileri sürülebiliyordu. HMK m. 107'deki belirsiz alacak davası ise, en baştan alacağın 'tamamı için' zamanaşımını keser, bu da davacı için büyük bir güvencedir. 2) Usuli Süreç: Aşamalı davada, tespit davası sonuçlandıktan sonra ayrı bir 'ek eda davası' açılması veya ıslahla talebin artırılması gerekiyordu. Belirsiz alacak davasında ise, aynı dava içinde, alacak belirlendiği anda 'iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan' talep artırılabilir. Bu, süreci daha basit ve hızlı hale getirir. 3) Hukuki Dayanak: Aşamalı dava, kanunda açık bir düzenlemesi olmayan, içtihatlarla yaratılmış bir kurumdu. Belirsiz alacak davası ise, HMK m. 107 ile açıkça düzenlenmiş, yasal bir dava türüdür. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/alacak-davasi/)