Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-387 E. sayılı kararında, davanın adli yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TPMK) hukuki statüsü hakkında ne gibi bir ipucu vermektedir? TPMK, tipik bir idari kurum gibi mi değerlendirilmektedir?
Bu karar, TPMK'nın hukuki statüsünün, klasik idari kurumlardan farklı, 'sui generis' (kendine özgü) bir yapıda olduğunu göstermektedir. Normalde, bir kamu tüzel kişisinin 'hizmet kusuruna' dayalı eylemlerinden doğan tazminat davaları, İYUK m. 2 uyarınca idari yargının görev alanına girer. Ancak, Hukuk Genel Kurulu'nun, 6769 sayılı Kanun'daki özel ve açık hükme (m. 156) dayanarak davayı adli yargıda görmesi, kanun koyucunun TPMK ile ilgili uyuşmazlıkları bilinçli olarak idari yargı denetiminin dışına çıkarmak istediğini göstermektedir. Bunun sebebi, sınai mülkiyet uyuşmazlıklarının (marka, patent vb.) büyük ölçüde özel hukuk karakterli olması, ticari hayatla iç içe geçmesi ve bu alanda özel uzmanlık gerektirmesidir. Kanun koyucu, bu uyuşmazlıkların, bu alanda ihtisaslaşmış olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri tarafından daha etkin ve hızlı bir şekilde çözüleceğini düşünmüştür. Dolayısıyla bu karar, TPMK'nın eylemlerinin, genel idari rejimden ayrı, özel bir kanuni rejime tabi olduğunu ve bu nedenle tipik bir idari kurum gibi değerlendirilmediğini ortaya koymaktadır. (Referans: zulkufarslan.av.tr/turk-patent-ve-marka-kurumu-tazminat-davasi/)