Bir kişinin intiharına yardım eden (TCK m. 84) failin eylemi ile ölüm neticesi arasında 'nedensellik (illiyet) bağı' nasıl kurulur? Eğer mağdur, failin yardımından bağımsız bir nedenle zaten intihar edecek idiyse, failin sorumluluğu ne olur?
Nedensellik bağı, failin yardım veya teşvik eylemi olmasaydı, mağdurun o anda ve o şekilde intihar etmeyeceğinin tespitiyle kurulur. Ceza hukukundaki 'şart teorisine' göre, failin eylemi, neticeyi doğuran sebepler zincirinde bir halka teşkil ediyorsa, nedensellik bağı vardır. Failin eylemi (örneğin zehir temin etmesi), intiharın gerçekleşmesini kolaylaştırmış veya mümkün kılmışsa bağ kurulmuş sayılır. Eğer mağdur, failin eylemi olmasa da, başka bir yolla ve kesin olarak aynı zamanda intihar edecek idiyse, bu durum 'atipik (önemsiz) nedensellik' veya 'öngörülebilirlik' tartışmalarını gündeme getirir. Ancak TCK m. 84, 'herhangi bir şekilde yardım eden' diyerek çok geniş bir tanım yapmıştır. Mağdurun zaten intihar etme kararında olması, failin 'intihar kararını kuvvetlendirme' veya 'intiharına yardım etme' şeklindeki eylemlerinin suç oluşturmasını engellemez. Failin eylemi, neticenin gerçekleşmesine az da olsa bir katkı sağlamışsa, sorumluluk doğar. Ancak, eğer failin eylemi ile netice arasında hiçbir bağ kurulamıyorsa (örneğin, fail zehir verdikten sonra mağdur bu zehri kullanmadan araba kazasında ölürse), fail sadece intihara yönlendirmeye teşebbüsten (eğer mümkünse) veya suçun temel şeklinden (intihar gerçekleşmediği için) sorumlu tutulabilir. (Referans: zulkufarslan.av.tr/tck-hayata-karsi-suclar/ - TCK m. 84 madde metni ve genel ceza hukuku ilkeleri)