CMK m. 91/5'te düzenlenen 'sulh ceza hakimine başvuru' yolu ile CMK m. 253'te düzenlenen 'uzlaştırma' kurumu arasında, mağdurun hak arama sürecindeki rolü açısından nasıl bir fark vardır?
İki kurum arasında mağdurun rolü açısından temel bir fark vardır. CMK m. 91/5'teki 'sulh ceza hakimine başvuru', bir 'denetim' mekanizmasıdır. Burada mağdurun bir rolü yoktur. Başvuruyu, haksız yere yakalandığını veya gözaltına alındığını düşünen 'şüpheli' veya onun yakınları yapar. Amaç, devletin bir koruma tedbirinin hukuka uygunluğunu başka bir yargı merciine denetletmektir. Süreç, kamu hukuku karakterlidir. CMK m. 253'teki 'uzlaştırma' ise, bir 'alternatif uyuşmazlık çözüm' yoludur. Burada sürecin merkezinde 'mağdur' yer alır. Uzlaştırma, ancak mağdurun kabulü ile başlayabilir ve mağdur ile şüphelinin, mağdurun zararının giderilmesi konusunda anlaşmasıyla sonuçlanır. Mağdurun iradesi (anlaşmayı kabul veya reddetme) belirleyicidir. Süreç, özel hukuk uyuşmazlık çözüm yöntemlerine benzer ve tarafların iradelerine dayanır. Kısacası, birinde şüpheli devletin eylemini denetletirken, diğerinde mağdur şüpheli ile anlaşarak uyuşmazlığı sona erdirir. (Referans: or.av.tr/yakalama-ve-gozalti-islemleri/ ve genel ceza muhakemesi prensipleri)