Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/29572 K. sayılı kararında, işçilik alacaklarına ilişkin bir davanın 'belirsiz alacak davası' olarak açılıp açılamayacağı tartışılmıştır. Bir işçinin, çalışma süresi ve ücreti işveren kayıtlarında bulunan fazla mesai alacağı, 'belirli' bir alacak mıdır, yoksa 'belirsiz' bir alacak mıdır? Bu ayrımın pratik sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166447

Bu konu Yargıtay'da uzun süre tartışmalı olmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bir alacağın belirli mi belirsiz mi olduğu, davacının dava açtığı anda alacağının miktarını veya değerini 'tam ve kesin olarak belirleyebilip belirleyememesine' bağlıdır. Fazla mesai alacağı gibi işçilik alacaklarında, çalışma saatleri, ücret bordroları, işyeri giriş-çıkış kayıtları gibi temel veriler işverenin elindedir. İşçinin bu kayıtlara tam olarak vakıf olması ve dava başında alacağını net bir şekilde hesaplaması genellikle kendisinden beklenemez. Bu nedenle Yargıtay'ın güncel içtihatları, işçinin tanık deliline veya bilirkişi incelemesine dayanmak zorunda olduğu bu tür alacakların 'belirsiz alacak' niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. Bu ayrımın pratik sonucu çok önemlidir: Eğer alacak 'belirli' kabul edilirse, davacı kısmi dava açtığında sadece o kısım için zamanaşımı kesilir ve sonradan ıslahla artırdığı kısım zamanaşımına uğrayabilir. Eğer 'belirsiz' kabul edilirse, davacı asgari bir miktar üzerinden belirsiz alacak davası açtığında, alacağının 'tamamı için' zamanaşımı kesilir ve yargılama sırasında miktar netleşince yaptığı artırım zamanaşımı define maruz kalmaz. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/alacak-davasi/)