HMK m. 163'te düzenlenen 'ön sorun' ile davanın esasına ilişkin bir vakıa arasındaki temel fark nedir? Bir iddianın ön sorun olarak nitelendirilebilmesi için hangi özelliğe sahip olması gerekir?
Bir iddianın ön sorun olarak nitelendirilebilmesi için, davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 'öncelikle çözümlenmesi gereken' usuli veya maddi bir mesele olması gerekir. Ön sorun ile davanın esasına ilişkin vakıa arasındaki temel fark şudur: - Davanın Esasına İlişkin Vakıa: Davanın temelini oluşturan, haklılığı veya haksızlığı kanıtlandığında davanın kabul veya reddine doğrudan yol açan olaylardır. Örnek: Bir alacak davasında borcun ödenip ödenmediği vakıası. - Ön Sorun: Davanın esasına geçilmesini engelleyen veya esasa ilişkin incelemenin seyrini değiştiren bir yan meseledir. Çözümü, esasa ilişkin incelemenin yapılıp yapılamayacağını veya nasıl yapılacağını belirler. Örnekler: Mahkemenin yetkisi, zamanaşımı defi, davada taraf sıfatı, delil olarak sunulan bir belgenin sahte olup olmadığı iddiası. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1238 E. sayılı kararında, vekaletin kötüye kullanılıp kullanılmadığı (davanın esası) incelenmeden önce, davalının sunduğu ibranamenin geçerli olup olmadığı (ön sorun) meselesinin çözülmesi gerektiği belirtilmiştir. Çünkü ibraname geçerliyse, davanın esası olan kötüye kullanma iddiası dayanaksız kalacaktır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-163-on-sorunun-ileri-surulmesi.html)