Akaryakıt kaçakçılığı suçunda, suça konu kaçak akaryakıtın tasfiyesine karar verilmişse, müsadereye ilişkin nasıl bir hüküm kurulmalıdır?
Eğer suça konu kaçak akaryakıt, soruşturma veya kovuşturma sırasında, bozulma veya muhafaza zorluğu gibi nedenlerle 5607 sayılı Kanun'un 16/A maddesi uyarınca tasfiye edilmişse (satılmış veya imha edilmişse), mahkeme artık mevcut olmayan eşyanın kendisinin müsaderesine karar veremez. Bu durumda, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun Ek 5/1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereğince, mahkemenin 'tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına' karar vermesi gerekir. Yani, eşyanın kendisi yerine, onun tasfiyesi sonucu elde edilen parasal değer Hazineye aktarılır. Eğer tasfiye işlemi henüz yapılmamışsa ve akaryakıt hala bir depoda muhafaza ediliyorsa, bu durumda mahkeme doğrudan doğruya akaryakıtın kendisinin TCK m. 54 uyarınca 'müsaderesine' karar verir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/8658 K. sayılı kararında da bu ayrıma dikkat çekilmiştir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/akaryakit-ve-petrol-kacakcili%C4%9Fi-sucu-cezasi-nedir.html)