Bir ceza davasında sanık, katılanın tanıklığına karşı 'şerefsizlik yapıyorsun, bu kişinin arkasında namaz kılınmaz' şeklinde sözler sarf etmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/231 K. sayılı kararı, bu sözleri neden TCK m. 128 kapsamında görmüştür?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu sözleri, sanığın kendisine isnat edilen bir suçtan dolayı yargılandığı sırada, aleyhine tanıklık yapan kişinin beyanlarının doğru olmadığını ve güvenilmez olduğunu iddia etme çabası olarak görmüştür. Bu nedenle sözler, TCK m. 128'de düzenlenen 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' kapsamında bir 'olumsuz değerlendirme' olarak kabul edilmiştir. Sanık, bu ifadelerle aslında katılanın tanıklığının itibarsızlaştırılmasını amaçlamaktadır. Yargılamanın doğası gereği, tarafların ve tanıkların beyanlarının doğruluğu ve güvenilirliği tartışılır. Sanığın, aleyhine olan bir tanıklığa karşı bu şekilde sert ve kaba bir üslupla da olsa tepki göstermesi, savunma hakkının sınırları içinde, uyuşmazlıkla bağlantılı bir eylem olarak değerlendirilmiş ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/iddia-ve-savunma-dokunulmazligi-kapsaminda-avukatin-hakaret-sucu-cezasi.html)