Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/1176 K. sayılı kararında, mahkeme kararının başlığında davacı olarak iki farklı isme yer verilip hüküm fıkrasında sadece 'davacıya verilmesine' denilmesi neden HMK m. 297'ye aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166428

Çünkü bu durum, HMK m. 297'nin aradığı 'açıklık, şüphe ve tereddüt uyandırmama' ilkesini ihlal etmektedir. Kararın infaz edilebilmesi için, hüküm fıkrasından, tanınan hakkın kime ait olduğunun ve yüklenen borcun kimin tarafından yerine getirileceğinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılması gerekir. Somut olayda, taşınmazı ilk satın alan kişi davayı açmış, sonra taşınmazı devrettiği yeni malikin de davaya dahil edilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, karar başlığında her iki isme de yer vermiş, ancak hüküm fıkrasında alacağın hangi 'davacıya' verileceğini belirtmemiştir. Bu, kararda bir belirsizlik yaratmaktadır: Alacak hakkı ilk malike mi aittir, yoksa yeni malike mi? Bu belirsizlik, kararın icrası sırasında ciddi sorunlara yol açacaktır. Yargıtay, mahkemenin öncelikle davada 'davacı' sıfatının kime ait olduğunu netleştirmesi ve hükmünü de bu tespite göre, alacaklının kim olduğunu açıkça belirterek kurması gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-299-hukmun-imza-edilememesi.html)