CMK m. 226'da düzenlenen 'ek savunma hakkı', savunma hakkının hangi temel ilkesinin bir yansımasıdır ve hangi durumlarda bu hak sanığa tanınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166424

CMK m. 226'da düzenlenen ek savunma hakkı, savunma hakkının en temel ilkelerinden olan 'suçlamayı öğrenme' ve 'suçlamaya karşı savunma yapma' ilkesinin bir yansımasıdır. Bir sanık, ne ile suçlandığını bilmeden etkili bir savunma yapamaz. Bu hak, iki temel durumda sanığa tanınmalıdır: 1) Suçun Hukuki Niteliğinin Değişmesi: Yargılama sırasında, toplanan delillere göre eylemin, iddianamede belirtilen suçtan farklı ve daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturma ihtimali ortaya çıkarsa (örneğin, hırsızlık olarak başlayan davanın yağma suçunu oluşturduğu anlaşılırsa), sanığa bu yeni suç vasfına karşı savunma yapması için ek savunma hakkı verilmelidir. 2) Cezanın Artırılmasını Gerektiren Nedenlerin Ortaya Çıkması: İddianamede yer almayan ve cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli halin (örneğin, suçun gece vakti işlendiğinin sonradan anlaşılması) ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, sanığa bu yeni duruma karşı da ek savunma hakkı tanınmalıdır. Bu hak tanınmadan, sanığın aleyhine olacak şekilde suç vasfı değiştirilerek veya ceza artırılarak hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma nedenidir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/ceza-mahkemesinde-savunma-hakki-nedir.html, YCGK-K.2014/77)