6100 sayılı HMK'nın 97. maddesi, eski hale getirme talebinin bir dilekçe ile yapılacağını ve dilekçede 'talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin' gösterilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu şart, ispat hukuku açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166413

Bu şart, ispat hukuku açısından, eski hale getirme talebinde bulunan tarafın, mazeretini 'inandırıcı kılma' ve 'somutlaştırma' yükümlülüğü altında olduğu anlamına gelir. Eski hale getirme, sürenin kaçırılmasının haklı bir nedene dayandığını ispatlamayı gerektiren bir usuli müessesedir. HMK m. 97, soyut bir mazeret beyanının yeterli olmadığını, bu mazeretin ne olduğunun (hastalık, kaza, mücbir sebep vb.) açıkça belirtilmesini ve bu sebebi destekleyen 'delil' (örneğin doktor raporu, kaza tutanağı) veya en azından bir 'emare' (başlangıç delili) sunulmasını zorunlu kılmaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/8998 E. sayılı kararında, avukatın sadece çocuğunun kontrole geldiğine dair bir yazıyı sunması, bu kontrolün temyiz dilekçesi vermeye mutlak bir engel oluşturduğunu ispatlayan yeterli bir delil olarak görülmemiştir. Bu, talebin ciddiyetini ve haklılığını gösterme yükünün, talepte bulunan tarafta olduğunu ve mahkemenin bu delillere göre bir inandırıcılık denetimi yapacağını ortaya koyar. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-98-talep-ve-inceleme-mercii.html)