Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2421 E. sayılı kararında, boşanma davası görülen davalı-karşı davacı kadın için vesayet araştırması yapılmasına gerek görülmemesinin nedenlerinden biri olarak, daha önce açılan bir nafaka davasında alınan 'uzman raporu' gösterilmiştir. Bu raporun delil değeri ve karara etkisi ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166408

Kararda, kadının daha önce açtığı bir nafaka davasında 'pedagog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı' tarafından bir sosyal inceleme raporu düzenlendiği ve bu raporda uzmanların kadınla bizzat görüştükten sonra 'kadının herhangi bir sağlık problemi bulunmadığının belirtildiği' ifade edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bu raporu, kadının vesayet altına alınmasını gerektirecek ciddi bir ruhsal rahatsızlığı olmadığına dair bir 'emare' olarak değerlendirmiştir. Her ne kadar o rapor, vesayet veya akıl sağlığı tespiti amacıyla düzenlenmemiş olsa da, dava ehliyetine sahip bir kişinin, bir hukuki süreçte uzmanlarla görüşüp tutarlı beyanlar verebildiğini ve uzmanların gözle görülür bir anormallik saptamadığını göstermesi açısından önemli bulunmuştur. Bu rapor, erkeğin soyut iddiaları karşısında, kadının ruhsal durumunun en azından dışarıdan bakıldığında normal olduğuna dair somut bir veri sunmuş ve mahkemenin, Anayasal hakları ağır şekilde ihlal etme potansiyeli taşıyan bir vesayet araştırmasına girmek için 'ciddi ve inandırıcı delil' bulunmadığı yönündeki kanaatini güçlendirmiştir. (Referans: zulkufarslan.av.tr/vesayet-altina-alinmayi-gerektirecek-ruhsal-rahatsizlik-iddiasinin-mahkemece-arastirilmasi/)