CMK m. 160 uyarınca soruşturma başlatma yetkisi münhasıran Cumhuriyet savcısına aittir. Kolluğun bu süreçteki rolü nedir ve savcının emri olmaksızın yaptığı işlemlerin hukuki niteliği Yargıtay kararlarında nasıl değerlendirilmektedir?
CMK m. 160'a göre soruşturma evresini açma ve yürütme yetkisi münhasıran Cumhuriyet savcısındadır. Kolluğun bu süreçteki rolü, CMK m. 161'de belirtildiği gibi, 'Cumhuriyet savcısının yardımcısı' olmaktır. Kolluk, savcının emir ve talimatları doğrultusunda araştırma yapar ve delil toplar. Savcının yazılı veya acele hallerde sözlü emri olmaksızın, kolluğun kendiliğinden, bir suç soruşturması kapsamında gizli görevli gibi hareket etmesi, pazarlık yapması, delil yaratmaya yönelik operasyonlar düzenlemesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı kabul edilmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin E:2015/24056 ve E:2017/4689 sayılı kararlarında da görüldüğü gibi, savcı emri olmadan yapılan bu tür işlemler ve bu işlemler sonucu elde edilen deliller (ifadeler, tutanaklar vb.) 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir. Hukuka aykırı deliller ise CMK m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Bu nedenle, bu tür delillere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükümleri Yargıtay tarafından bozulmaktadır. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-160-madde-cmk/)