CMK'nın 12-21. maddeleri arasında düzenlenen 'yetki' kuralları ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre idari yaptırım kararlarına itirazda yetki kuralları arasındaki ilişki nedir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/6545 K. sayılı kararında, mahkeme yetkisiz olmasına rağmen karar verdikten sonra bu durumun kanun yararına bozma konusu yapılamamasının sebebi nedir?
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22/4. maddesi, 'CMK'nın yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir' diyerek genel bir atıf yapmıştır. Bu, kabahatlere ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı yapılacak başvurularda da yetkili mahkemenin CMK kurallarına göre belirleneceği anlamına gelir. Ancak, ceza muhakemesinden farklı olarak, yetki kuralı kamu düzeninden sayılmaz ve süresinde (CMK m. 18'e göre sorgudan önce) ileri sürülmelidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, Sulh Ceza Hakimliği'nin yetkisiz olmasına rağmen, taraflarca süresinde bir yetkisizlik itirazı yapılmadığı ve hakimliğin işin esasına girerek bir karar verdiği belirtilmiştir. CMK m. 18/2, bu aşamadan sonra mahkemelerin de re'sen yetkisizlik kararı veremeyeceğini emreder. Yani, yetki itirazı süresi geçtikten sonra yetki konusu kesinleşir ve mahkeme davaya bakmaya yetkili hale gelir. Bu nedenle, yetkisizlik durumu sonradan 'kanun yararına bozma' gibi olağanüstü bir kanun yoluyla ileri sürülemez. Yetki, kamu düzenine ilişkin bir görev kuralı gibi olmadığından, sonradan denetim konusu yapılamaz. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-18-madde-cmk/)