5237 sayılı TCK'ya 217/A maddesini ekleyen 'Sansür Yasası', gerçeğe aykırı bilginin 'kamu barışını bozmaya elverişli şekilde' yayılmasını şart koşmaktadır. Bu 'elverişlilik' unsuru objektif bir kriter midir, yoksa hakimin takdirine mi bağlıdır? Bu unsurun ispat zorluğu ve ifade özgürlüğü açısından yarattığı risk nedir?
Bu 'elverişlilik' unsuru, hem objektif hem de sübjektif değerlendirme içeren, uygulaması zor bir kriterdir. Objektif olarak, yayılan bilginin niteliği, içeriği, yayılma biçimi ve toplumsal koşullar göz önüne alındığında, ortalama bir gözlemci açısından kamu barışını (toplumun huzur ve sükununu, güvenlik hissini) bozma potansiyeli taşıması gerekir. Ancak bir bilginin bu potansiyeli taşıyıp taşımadığına karar vermek, nihayetinde hakimin takdirine bağlıdır ve bu da uygulamada keyfiliğe yol açma riski taşır. İspat zorluğu ve ifade özgürlüğü açısından yarattığı risk şudur: Savcılık ve mahkeme, bir haber veya sosyal medya paylaşımının soyut olarak kamu barışını bozma tehlikesi yarattığını iddia edebilir. Bu 'tehlike' veya 'elverişlilik' somut bir netice gerektirmediği için, ispatı kolay, aksinin ispatı ise zordur. Bu durum, özellikle muhalif veya eleştirel görüş bildiren gazeteciler ve sosyal medya kullanıcıları üzerinde bir 'caydırıcı etki' (chilling effect) yaratarak, kişilerin cezalandırılma korkusuyla meşru ifade özgürlüklerini kullanmaktan çekinmelerine, yani 'otosansür' uygulamalarına yol açabilir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/sansur-yasasi-nedir/)