İHAM'ın 'Mansur Yalçın ve diğerleri - Türkiye' kararında, Alevi inancına ilişkin bilgilerin din dersi müfredatına eklenmiş olmasının, ihlali ortadan kaldırmak için neden yeterli görülmediğini açıklayınız.
İHAM, Alevilikle ilgili bilgilerin müfredata eklenmesini olumlu bir adım olarak görmekle birlikte, bunun ihlali ortadan kaldırmak için yeterli olmadığını birkaç nedenle belirtmiştir: 1) Dersin Temel Yapısı: Mahkeme, dersin temel yapısının ve ağırlık merkezinin hala İslam'ın Sünni yorumu olduğunu, Aleviliğe yapılan atıfların bu ana yapıyı değiştirmediğini tespit etmiştir. Ders, objektif bir 'dinler kültürü' dersi olmaktan ziyade, belirli bir inancın öğretildiği bir ders olma özelliğini korumaktadır. 2) İnançlar Arasındaki Farklılıkların Derinliği: Mahkeme, Sünni İslam anlayışı ile Alevilik inancının ibadet, ritüel ve teolojik yaklaşımları arasındaki farkların 'çok büyük' olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, birkaç saatlik bir bilgi eklemenin, Alevi bir çocuğun kendi inanç sistemi ile okulda öğretilenler arasında yaşayacağı 'aidiyet çatışmasını' gidermeyeceğini belirtmiştir. 3) Etkili Muafiyet Sisteminin Yokluğu: En önemli gerekçe budur. Mahkeme, bu kadar farklı inanç sistemleri söz konusu olduğunda, çatışmayı önlemenin en etkili yolunun, isteyenlere dersten muaf olma hakkı tanımak olduğunu vurgulamıştır. Müfredata bilgi eklemek, bu temel güvencenin yerini tutamaz. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/din-ve-vicdan-hurriyeti-kapsaminda-zorunlu-din-egitimi-ve-ogretimi)