TCK m. 128'in gerekçesinde, iddia ve savunma hakkı bağlamında yapılan olumsuz değerlendirmelerin hangi durumda iftira veya hakaret suçu oluşturacağı belirtilmektedir?
TCK m. 128'in madde gerekçesine göre, iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişilerle ilgili somut maddi vakıaların ortaya konulması ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu değerlendirme veya isnatların iftira veya hakaret suçu oluşturup oluşturmadığının sınırı, 'iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilebilmesidir'. Eğer yapılan somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, görülmekte olan uyuşmazlıkla ve savunma hakkının sınırları ile ilişkilendirilemiyorsa, yani davayla hiçbir bağlantısı yoksa, sırf kişiyi küçük düşürmek veya ona suç isnat etmek amacıyla yapılmışsa, bu durumda iddia ve savunma dokunulmazlığından yararlanılamaz ve bu eylemler, unsurları oluşmuşsa, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur. Temel kriter, ifadenin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlama potansiyeli taşıması veya en azından uyuşmazlıkla mantıksal bir bağının bulunmasıdır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/iddia-ve-savunma-dokunulmazligi-kapsaminda-avukatin-hakaret-sucu-cezasi.html)