Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/34907 K. sayılı kararında, sanığın katılan için 'sahtekarlık yapıyor, devleti dolandırıyor' şeklindeki sözleri neden hakaret suçu olarak değerlendirilmemiştir? Bu karar, iddia ve savunma dokunulmazlığının sınırlarını nasıl çizmektedir?
Kararda bu sözler, TCK m. 128'de düzenlenen 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' kapsamında kabul edilmiştir. Bunun temel nedeni, sözlerin içinde bulunulan hukuki uyuşmazlıkla (arazi anlaşmazlığı davası) doğrudan bağlantılı olmasıdır. Sanık, kardeşinin kadastro memurlarını yanıltarak arazileri kendi üzerine geçirdiğini iddia ettiği bir davanın duruşmasında bu sözleri sarf etmiştir. Yargıtay'a göre bu ifadeler, somut bir uyuşmazlık bağlamında, karşı tarafın eylemlerini nitelemeye yönelik ve davanın çözümüne ilişkin iddialardır. Sınır, uyuşmazlıkla bağlantıdır. Eğer bu sözler, dava konusuyla ilgisiz bir ortamda veya ilgisiz bir şekilde söylenseydi hakaret suçunu oluşturabilirdi. Ancak, bir hukuk davasında, karşı tarafın eylemlerinin hukuka aykırılığını vurgulamak amacıyla kullanılan bu tür ifadeler, savunma hakkının bir parçası olarak görülmüş ve hukuka uygun kabul edilmiştir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/iddia-ve-savunma-dokunulmazligi-kapsaminda-avukatin-hakaret-sucu-cezasi.html)