HMK m. 297 uyarınca, mahkeme kararının hüküm fıkrasında hangi unsurların 'açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' gösterilmesi zorunludur? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/13202 E. sayılı kararında, karşı dava hakkında hüküm kurulmaması neden bozma sebebi sayılmıştır?
HMK m. 297/1, hüküm sonucunda (fıkrasında) yer alması gereken zorunlu unsurları saymıştır. Buna göre, 'taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' gösterilmesi gerekir. Bu, kararın infazında sorun yaşanmamasını ve hukuki belirliliği sağlamayı amaçlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/13202 E., 2016/23436 K. sayılı kararında, mahkemenin asıl dava hakkında karar verip, davalının süresinde açtığı 'karşı dava' hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm kurmaması bozma sebebi sayılmıştır. Çünkü karşı dava, asıl davadan bağımsız, müstakil bir davadır. Mahkeme, yargılamanın bir parçası olan karşı davadaki talepleri de değerlendirip, bu taleplerin kabulüne veya reddine dair açık bir karar vermek zorundadır. Hüküm fıkrasında karşı davadan hiç bahsedilmemesi, talebin karara bağlanmaması anlamına gelir ki bu, HMK m. 297'ye ve yargılamanın bütünlüğü ilkesine açıkça aykırıdır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-299-hukmun-imza-edilememesi.html)