5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 3/22, suç konusu eşyanın değerine göre cezada indirim veya artırım yapılmasını öngörmektedir. Bu değerlendirmede 'hafif', 'pek hafif' ve 'fahiş' kavramları nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/1307 K. sayılı kararında, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi neden yetersiz bulunmuştur?
'Hafif', 'pek hafif' ve 'fahiş' kavramları, kanunda sayısal olarak tanımlanmamış, hakimin takdirine bırakılmış kavramlardır. Yargıtay uygulamalarında bu kavramlar, genellikle kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri, miktarı, cinsi ve suçun işleniş biçimi gibi unsurlar dikkate alınarak, benzer olaylarla kıyaslama yapılarak ve hakkaniyet ölçüsünde yorumlanır. Örneğin, birkaç karton sigara 'pek hafif' kabul edilebilirken, bir tır dolusu elektronik eşya 'fahiş' kabul edilebilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/1307 K. sayılı kararında, mahkemenin temel hapis cezasını asgari hadden tayin ederken, gün adli para cezasını asgari hadden uzaklaşarak teşdiden vermesi eleştirilmiştir. Kararda, mahkemenin TCK m. 61'deki genel ifadelere atıf yapmasının yeterli olmadığı, özellikle 'kaçak eşyanın miktarı itibarıyla suç konusunun önem ve değerine göre' somut bir gerekçe göstermesi gerektiği belirtilmiştir. Hem hapis cezası hem de adli para cezası için alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin birbiriyle tutarlı, somut ve denetlenebilir olması aranır. Somut bir gerekçe gösterilmeden adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırı bulunmuştur. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/akaryakit-ve-petrol-kacakcili%C4%9Fi-sucu-cezasi-nedir.html)