Parada sahtecilik suçundan beraat kararı verilirken, 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' bulunmaması ilkesi nasıl uygulanır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/2321 E. sayılı kararında, sanığın beraatine hükmedilirken hangi somut olgular dikkate alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166341

Ceza hukukunun temel ilkesi olan 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi gereğince, bir kişinin mahkum edilebilmesi için suçun o kişi tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/2321 E. sayılı kararında, sanığın mağdura verdiği paraların bir kısmının sahte çıkmasına rağmen, mahkumiyet için yeterli kesinliğe ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemenin bu sonuca ulaşırken dikkate aldığı somut olgular şunlardır: 1) Sanığın üzerinde veya evinde/işyerinde başkaca sahte para ele geçirilmemiş olması. 2) Sanığın adli sicil kaydında benzer suçtan bir kaydının bulunmaması. 3) Sanığın gelir düzeyinin yüksek olması ve verdiği paraların sahte olduğunu bilmediğine dair istikrarlı savunması. 4) Sanığın, kendisini tanıyan ve bilen bir mağdurun işyerinde bu eylemi gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması. Bu unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın paraların sahte olduğunu 'bilerek' tedavüle soktuğuna dair mahkumiyete yeterli, şüpheden arınmış bir kanaat oluşmadığı için beraat kararı verilmesi hukuka uygun bulunmuştur. (Referans: oner.av.tr/parada-sahtecilik-yargitay-kararlari/)