TCK m. 234'te düzenlenen 'çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' suçunun mağduru kimdir? Bu suçun soruşturulması için şikayet hakkını kim kullanır ve çocuğun kendi iradesi bu hakkın kullanımını etkiler mi?
TCK m. 234'te düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda korunan hukuki yarar, öncelikli olarak 'velayet veya vesayet hakkı'dır. Bu nedenle suçun doğrudan mağduru, kaçırılan veya alıkonulan çocuk değil, o çocuk üzerinde velayet veya vesayet hakkına sahip olan kişidir (genellikle anne-baba). Dolayısıyla, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması için şikayet hakkı da çocuğa değil, onun kanuni temsilcisine aittir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/9712 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, çocuğun rıza göstererek kaçması veya şikayetçi olmadığını beyan etmesi, kanuni temsilcinin şikayet hakkını ortadan kaldırmaz. Eğer anne veya baba şikayetçi ise, çocuğun şikayetçi olmaması hukuki bir sonuç doğurmaz ve sanık hakkında yargılamaya devam edilir. Çocuğun yaşı veya rızası, bu suç tipinde şikayet hakkının kullanımı açısından belirleyici değildir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cocugun-sikayet-hakki-ve-diger-haklarinin-kullanilmasi.html)