Akaryakıt kaçakçılığı suçunda kullanılan nakil aracının (kamyon, tanker vb.) müsaderesine karar verilebilmesi için hangi koşullar aranır? TCK m. 54/3'teki 'hakkaniyete aykırılık' yasağı bu bağlamda nasıl uygulanır?
Kaçakçılık suçunda kullanılan nakil aracının müsadere edilebilmesi için, kural olarak bu aracın suçun işlenmesinde kullanılmış olması yeterlidir (5607 s.K. m. 13 -> TCK m. 54). Ancak Yargıtay, müsadere kararında orantılılık ve hakkaniyet ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/8895 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme müsadere kararı verirken şu hususları değerlendirmelidir: 1) Kaçak akaryakıtın hacim ve miktarının, aracın toplam taşıma kapasitesinin ağırlıklı bir bölümünü oluşturup oluşturmadığı. 2) Nakil aracında suça özgülenmiş gizli bölme veya özel bir tertibat bulunup bulunmadığı. 3) Kaçak akaryakıtın değeri ile nakil aracının değeri arasında bariz bir orantısızlık olup olmadığı. Eğer kaçak malın miktarı ve değeri, aracın değerine göre çok düşükse ve araçta özel bir tertibat yoksa, aracın müsaderesi TCK m. 54/3 uyarınca 'işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı' gerekçesiyle reddedilebilir. Bu durumda mahkeme, aracın iadesine karar vermelidir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/akaryakit-ve-petrol-kacakcili%C4%9Fi-sucu-cezasi-nedir.html, TCK m. 54)