Yurt dışında suç işleyip Türkiye'de yargılanan bir fail hakkında TCK m. 19 uyarınca lehe kanun tespiti yapılırken, kanunlar 'kül halinde' mi yoksa 'hüküm bazında' mı karşılaştırılır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3609 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yöntem öngörmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166332

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3609 E., 2015/2831 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Türk ve yabancı kanun karşılaştırılırken kanunların 'kül halinde' (bir bütün olarak) ele alınması zorunludur. Bu, şu anlama gelir: Hakim, öncelikle Türk Ceza Kanunu'nun tüm hükümlerini (ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler dahil) uygulayarak bir sonuç ceza belirler. Sonra, aynı eyleme yabancı ülke kanununun tüm hükümlerinin uygulanması halinde ortaya çıkacak sonuç cezayı tespit eder. Bu iki sonuç cezadan hangisi failin lehine ise, o ceza esas alınır. Ancak lehe olan yabancı kanun doğrudan uygulanmaz. Yabancı kanundaki ceza lehe ise, Türk Ceza Kanunu'nda bu cezaya 'en yakın olan ceza' türü ve miktarı benimsenerek hüküm kurulur. Yani, yabancı kanunun sadece ceza miktarı bir 'üst sınır' ve 'referans noktası' olarak alınır; doğrudan yabancı kanun maddesi ile hüküm kurulmaz. Bu yöntem, hem devletin egemenlik ilkesini korur hem de faile lehe olan kanunun uygulanmasını sağlar. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-19-yabanci-kanunun-goz-onunde-bulundurulmasi.html)