TCK m. 106/1'de düzenlenen tehdit suçu ile aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen 'sair bir kötülük' tehdidi arasında ceza ve soruşturma usulü bakımından ne gibi farklar vardır?
İki fıkra arasında hem ceza miktarı hem de soruşturma usulü açısından önemli farklar bulunmaktadır: 1) Suçun Konusu ve Cezası: TCK m. 106/1, daha ağır bir tehdit türünü düzenler. Tehdidin, mağdurun 'kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle' yapılması halidir. Bu suçun cezası 'altı aydan iki yıla kadar hapis'tir. TCK m. 106/1'in ikinci cümlesi ise daha az vahim kabul edilen tehditleri düzenler. Tehdidin, mağdurun 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle' yapılması halidir. Bunun cezası ise mağdurun şikayeti üzerine 'altı aya kadar hapis veya adlî para cezası'dır. 2) Soruşturma Usulü: En temel fark budur. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (m. 106/1 ilk cümle) şikayete tabi değildir, savcılık tarafından re'sen soruşturulur. Malvarlığına veya 'sair bir kötülüğe' yönelik tehdit (m. 106/1 ikinci cümle) ise 'şikayete tabidir'. Mağdurun 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir, aksi halde soruşturma yapılamaz. (Referans: avmehmetgenc.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/)