Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/3988 E. sayılı kararındaki karşı oy yazısında, mahkemenin kanun yolu süresini hatalı olarak '1 ay' şeklinde göstermesi halinde, kanunda belirtilen '15 günlük' sürenin mi yoksa mahkemenin gösterdiği sürenin mi esas alınması gerektiği tartışılmıştır. Karşı oy, bu durumu hangi temel haklar çerçevesinde değerlendirmiştir?
Karşı oy yazısında, mahkemenin kanun yolu süresini hatalı göstermesinin sonuçları, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın bir unsuru olan 'mahkemeye erişim hakkı' çerçevesinde değerlendirilmiştir. Karşı oya göre, HMK m. 297/1-ç uyarınca hakimin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü vardır. Mahkemenin bu yükümlülüğe aykırı olarak süreyi hatalı belirtmesi ve tarafın da bu hatalı süreye güvenerek hareket etmesi durumunda, kanundaki doğru sürenin katı bir şekilde uygulanarak kanun yolu başvurusunun süreden reddedilmesi, mahkemenin hatasının tüm sonuçlarını tarafa yüklemek anlamına gelir. Bu durum, mahkemeye erişim hakkını orantısız bir şekilde sınırlandırır. Dolayısıyla, adil yargılanma hakkı gereği, mahkemenin belirttiği yanıltıcı süreye uyularak yapılan başvurunun süresinde kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-299-hukmun-imza-edilememesi.html, Anayasa m. 36, HMK m. 297)