HMK m. 299, hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli kararı imzalayamayan tek hakimli mahkeme hakimi ile toplu mahkeme hakimi arasında nasıl bir ayrım yapmaktadır?
HMK m. 299, hükmün imzalanamaması durumunda yargılamanın duraksamasını önlemek amacıyla pratik bir çözüm sunar. Madde, tek hakimli ve toplu mahkemeler için farklı usuller öngörür: 1) Tek Hakimli Mahkemelerde: Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hakim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hale düşerse, yerine atanan 'yeni hakim', duruşma tutanağında tefhim edilen kısa karara (hüküm sonucuna) uygun olarak gerekçeli kararı 'bizzat yazarak imzalar'. Burada amaç, tefhim edilen iradenin gerekçelendirilmesidir. 2) Toplu Mahkemelerde: Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde, yeni bir hakimin atanması beklenmez. Hüküm, mahkeme heyetinin 'diğer hakimler tarafından imzalanır'. Ayrıca, heyetin başkanı veya en kıdemli hakimi, hükmün altına, diğer hakimin neden imza edemediğinin sebebini yazar ve bu şerhi de imzalar. Bu düzenleme, toplu mahkemelerde kararın kolektif bir iradenin ürünü olması prensibine dayanır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-299-hukmun-imza-edilememesi.html, HMK m. 299)