Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin E:2015/24056 K:2016/14287 sayılı kararında, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin eylemlerinin hukuka uygun kabul edilmesi için hangi şartların varlığı aranmaktadır? 'Kışkırtıcı ajan' yasağı bu bağlamda ne anlama gelmektedir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin eylemlerinin hukuka uygun olması için iki temel şart vurgulanmıştır: 1) CMK'nın 160. ve 161. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş yazılı veya acele hallerde sözlü bir görevlendirme emrinin bulunması. 2) Görevlinin 'kışkırtıcı ajan' gibi hareket etmemesi. 'Kışkırtıcı ajan' yasağı, kolluk görevlisinin, failde önceden mevcut olmayan bir suç işleme kastını yaratarak, kişiyi suç işlemeye azmettirmemesi anlamına gelir. Kolluğun görevi, işlenmekte olan veya işlenmiş bir suçu ortaya çıkarmaktır, yeni bir suç yaratmak değildir. Somut olayda, kolluğun savcı emri olmadan fuhuş pazarlığı yapması ve sonrasında savcıya haber vermesi, elde edilen delilleri hukuka aykırı kılmıştır, çünkü bu işlemler savcının denetimi ve emri dışında yapılmıştır ve potansiyel olarak kışkırtma içermektedir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-160-madde-cmk/)