Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/13202 E. sayılı kararında, davalının açtığı bir 'karşı dava' olmasına rağmen, mahkemenin sadece asıl dava hakkında hüküm kurup, karşı dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermemesi, HMK md. 297 açısından nasıl bir ihlal teşkil eder? Bu durumun hukuki sonucu nedir?
Bu durum, HMK md. 297'nin açık bir ihlalidir ve hükmün 'bozulmasını' gerektiren ağır bir usul hatasıdır. HMK md. 297, 'Hükmün Kapsamı' başlığı altında, bir mahkeme kararının hüküm fıkrasında nelerin bulunması gerektiğini düzenler. Maddenin 1. fıkrasının (c) bendi, 'tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan hukuki sonuçları' ve (ç) bendi de 'hüküm sonucu, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile varsa kanun yolları ve süresini' içermesi gerektiğini belirtir. Maddenin 2. fıkrası ise, 'Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir' der. **İhlalin Niteliği:** * **Karşı Dava Bağımsız Bir Davadır:** Karşı dava, asıl davadan bağımsız, kendi iddia, savunma ve taleplerini içeren müstakil bir davadır. Mahkemenin, birleştirilmiş davalarda olduğu gibi, hem asıl dava hem de karşı dava hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapması ve her birinin talep sonuçları hakkında 'ayrı ayrı' hüküm kurması zorunludur. * **Taleplerden Biri Hakkında Karar Verilmemesi:** Mahkemenin, karşı dava hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir karar vermemesi, 'taleple bağlılık' (HMK md. 26) ilkesinin bir yansıması olan 'tüm talepler hakkında karar verme' yükümlülüğünü ihlal etmesidir. Mahkeme, önüne getirilen bir uyuşmazlığı kararsız bırakamaz. **Hukuki Sonucu:** Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, bu durum, hükmün eksik ve usule aykırı kurulduğu anlamına gelir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, davanın esasına girmeden, sadece bu usuli nedenden dolayı kararı 'bozar'. Dava, mahkemenin karşı dava hakkında da bir karar vermesi, yani 'hükmü tamamlaması' için ilk derece mahkemesine geri gönderilir. Bu, 'infazda tereddüt yaratmayacak' ve 'tüm talepleri karşılayacak' şekilde açık ve net bir hüküm kurulması zorunluluğunun bir sonucudur.