5271 sayılı CMK md. 18/2'de, 'Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re’sen karar veremez' hükmü yer almaktadır. Bu kuralın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarına karşı sulh ceza hâkimliğine yapılan başvurularda da uygulanıp uygulanmayacağını, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/15701 E. sayılı kararını esas alarak tartışınız.
Evet, bu kural Kabahatler Kanunu kapsamındaki başvurularda da uygulanır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin ilgili kararı bu sonuca varmıştır. Bu durumun hukuki dayanağı, Kabahatler Kanunu'nun yaptığı doğrudan atıftır. 1. **Kabahatler Kanunu'nun Atfı (md. 22/4):** 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22. maddesinin 4. fıkrası, '4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir' hükmünü içermektedir. Bu, CMK'daki yetkiye ilişkin tüm kuralların (md. 12-21), kabahatlere ilişkin yargılamalarda da kıyasen uygulanacağı anlamına gelir. 2. **CMK md. 18'in Uygulanması:** Bu atıf nedeniyle, CMK md. 18'de düzenlenen 'yetkisizlik iddiasının ileri sürülme zamanı' ve 'mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı verme süresi'ne ilişkin kısıtlamalar, sulh ceza hâkimliklerindeki başvurular için de geçerlidir. Sulh ceza hâkimliği, kabahatlere ilişkin başvuruları incelerken bir ceza mahkemesi gibi hareket eder. Başvuru üzerine, tarafların (başvuran veya ilgili kamu kurumu) yetkisizlik iddiası yoksa ve hâkimlik de işin esasına girerek (örneğin, delilleri değerlendirerek) bir karar vermişse, artık bu aşamadan sonra yetki konusu tartışılamaz. 3. **Yargıtay Kararının Gerekçesi:** Yargıtay'ın ilgili kararında, başvuruya konu idari yaptırım kararını veren birimin bulunduğu yer sulh ceza hâkimliği yetkili olmasına rağmen, başvurunun yapıldığı İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği, yetkisizlik kararı vermeyip işin esasına girerek başvuruyu reddetmiştir. Bu aşamadan sonra, kanun yararına bozma yoluyla, 'mahkeme yetkisizdi, yetkisizlik kararı vermeliydi' şeklinde bir iddiada bulunulması, CMK md. 18/2'nin açık hükmüne aykırıdır. Çünkü yetki konusu, mahkemenin esasa girmesiyle birlikte kesinleşmiştir. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için, sonradan denetim konusu yapılamaz. Sonuç olarak, CMK'daki yetkiye ilişkin süre ve usul kısıtlamaları, Kabahatler Kanunu'nun yaptığı atıf nedeniyle, sulh ceza hâkimliklerindeki idari yaptırım kararlarına itiraz süreçlerinde de birebir uygulanır.