Bir kişinin, yurt dışında işlediği bir suçtan dolayı o ülkede yargılanıp mahkûm olduğunu ve cezasının bir kısmını infaz ettikten sonra Türkiye'ye iade edildiğini veya döndüğünü varsayalım. Türkiye'de aynı suçtan yeniden yargılanması halinde, yabancı ülkede infaz ettiği sürelerin, Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilip edilmeyeceğini TCK md. 16 çerçevesinde açıklayınız.
Evet, mahsup edilir. Bu durum, TCK'nın 16. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. TCK md. 16, 'Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa bile, Türkiye'de yeniden yargılama yapılır' diyerek, kural olarak 'non bis in idem' ilkesinin yabancı ülke kararları için geçerli olmadığını belirtir. Ancak, bu kuralın yaratacağı adaletsizlikleri önlemek için, maddenin devamında önemli bir 'mahsup' kuralı getirmiştir. TCK md. 16'nın ikinci cümlesi şöyledir: 'Ancak, yabancı ülkede verilen mahkûmiyet hükmü, ... hürriyeti bağlayıcı ceza ise, cezanın tamamen veya kısmen infaz edilmiş olması hâlinde, infaz edilen kısım Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.' Bu hükmün uygulanması şu şekilde olur: 1. **Yeniden Yargılama:** Sanık, yurt dışında işlediği suçtan dolayı Türkiye'de yeniden yargılanır ve Türk kanunlarına göre bir cezaya (örneğin 10 yıl hapis) mahkûm edilir. 2. **Mahsup İşlemi:** Mahkeme, hükmü kurarken, sanığın aynı suçtan dolayı yabancı ülkede cezaevinde geçirdiği süreyi (örneğin 3 yıl) tespit eder. Bu tespit, genellikle Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan adli yardımlaşma talepleriyle elde edilen resmi belgelerle yapılır. 3. **Kararda Belirtme:** Mahkeme, kararının hüküm fıkrasında, sanığı 10 yıl hapis cezasına mahkûm ettiğini, ancak TCK md. 16 uyarınca, yabancı ülkede aynı suçtan dolayı infaz ettiği 3 yıllık sürenin bu cezadan 'mahsubuna' (indirilmesine) karar verdiğini açıkça belirtir. Bu mahsup işlemi sonucunda, sanığın infaz edeceği bakiye ceza 10 - 3 = 7 yıl olur. Bu kural, bir kişinin aynı fiilden dolayı mükerrer olarak, yani çektiği cezayı yeniden çekerek, fiiliyle orantısız bir şekilde cezalandırılmasını önleyen temel bir adalet ve hakkaniyet ilkesidir.