14 yaşındaki bir çocuğun, kanuni temsilcisinin şikayeti üzerine başlayan cinsel istismar davasında, kovuşturma devam ederken 18 yaşını doldurması, kanuni temsilcisinin 'davaya katılma' sıfatını nasıl etkiler? Bu durumda, artık reşit olan mağdurun kendisi davaya katılmak istemezse, önceden verilmiş olan katılma kararının akıbeti ne olur? (Bkz: Y9CD-K.2021/9966)
Bu durumda, çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla birlikte, kanuni temsilcisinin (veli/vasi) 'davaya katılma' sıfatı kendiliğinden ve hukuken sona erer. Önceden verilmiş olan katılma kararı da 'hükümsüz' hale gelir. Bu durumun hukuki gerekçeleri şunlardır: 1. **Velayet Hakkının Sona Ermesi:** Türk Medeni Kanunu'na göre, velayet hakkı çocuğun ergin (reşit) olmasıyla sona erer. Çocuğun kanuni temsilcisinin ceza davasına katılma hakkı, doğrudan bu velayet (veya vesayet) hakkına dayanmaktadır. Temsil edilenin ehliyetini tam olarak kazanmasıyla, temsilcinin sıfatı da ortadan kalkar. 2. **Katılma Hakkının Şahsa Geçmesi:** Mağdur 18 yaşını doldurarak tam ehliyetli hale geldiğinde, kamu davasına katılma hakkı (CMK md. 237) tamamen kendisine geçer. Artık bu hakkı kullanıp kullanmamaya karar verecek olan tek kişi kendisidir. 3. **Önceki Katılma Kararının Akıbeti:** Kanuni temsilcinin sıfatı sona erdiği için, o sıfata dayalı olarak verilmiş olan katılma kararı da dayanaksız kalır ve hukuken geçersiz (hükümsüz) hale gelir. Mahkemenin bu konuda ayrıca bir karar vermesine gerek yoktur; bu, kanun gereği ortaya çıkan bir sonuçtur. 4. **Reşit Mağdurun İradesi:** Eğer reşit olan mağdur, yargılamanın bu aşamasında davaya katılmak istediğini açıkça beyan etmezse, 'katılan' sıfatına sahip olmaz. Bu durumda, ne kendisinin ne de eski kanuni temsilcisinin (veya onun tuttuğu avukatın) hükmü temyiz etme gibi katılanlara tanınan hakları kullanma yetkisi yoktur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/9966 K. sayılı kararında da, 18 yaşını bitiren mağdure nedeniyle velayet hakkı sona eren müştekilerin ve vekillerinin temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiştir. Eğer reşit mağdur davaya devam etmek istiyorsa, mahkemeye başvurarak bizzat katılma talebinde bulunmalıdır.