Bir ceza davasında, sanığın başka bir suçtan dolayı, aynı yargı çevresindeki bir cezaevinde hükümlü veya tutuklu olarak bulunduğu anlaşılırsa, mahkemenin son oturumda bu sanığın yokluğunda karar vermesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/12314 K. sayılı kararı, CMK md. 193 ve 196 açısından bu durumu nasıl değerlendirmiştir?
Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu durum, CMK'nın 'sanığın duruşmada hazır bulunması' (yüze karşılık) ilkesini düzenleyen hükümlerine aykırı bulunmuş ve savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiştir. Değerlendirme şu şekildedir: 1. **Sanığın Hazır Bulunma Zorunluluğu (CMK md. 193/1):** Kural olarak, kanunun ayrık tuttuğu haller dışında, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz. Bu, adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. 2. **SEGBİS İmkanı ve İstisna (CMK md. 196/4-5):** Sanığın başka bir yerde tutuklu veya hükümlü olması, onun duruşmaya katılımını engellemez. CMK md. 196/4, bu durumdaki sanığın, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kullanılarak duruşmaya katılımının sağlanabileceğini düzenler. Eğer sanık, aynı yargı çevresindeki bir cezaevindeyse, onun fiziken duruşmaya getirilmesi de mümkündür. Mahkemenin, bu imkanları kullanmadan sanığın yokluğunda duruşma yapması, bu maddeye aykırıdır. 3. **Savunma Hakkının Kısıtlanması:** Sanığın son oturumda hazır bulundurulmaması, onun son savunmasını yapma, delillerin tartışılmasına katılma ve en önemlisi 'son söz' hakkını (CMK md. 216/3) kullanma imkanını elinden alır. Bu, savunma hakkının ağır bir şekilde kısıtlanmasıdır. Kararda, başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde olduğu anlaşılan sanığın, son oturumda SEGBİS ile veya bizzat hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerekirken, yokluğunda karar verilmesinin CMK md. 193 ve 196'ya aykırı olduğu ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir. Sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmaması da bu sonucu güçlendirmektedir.