HMK md. 107 kapsamında açılan bir belirsiz alacak davasında, dava açılırken gösterilen asgari miktarın, daha sonra bilirkişi raporuyla belirlenen tam miktara yükseltilmesi işlemi, 'ıslah' mıdır, yoksa 'talep artırımı' mıdır? Bu iki kavram arasındaki farkın, harç ve zamanaşımı açısından ne gibi sonuçları vardır?
Bu işlem, 'ıslah' değil, HMK md. 107/2'de düzenlenen özel bir 'talep artırımı' işlemidir. Bu iki kavram arasındaki farklar ve sonuçları şunlardır: **Islah (HMK md. 176 vd.):** * Taraflardan birinin, yapmış olduğu bir usul işlemini, tamamen veya kısmen düzeltmesidir. * Kural olarak tahkikat sona erinceye kadar ve 'sadece bir kez' yapılabilir. * Islahla artırılan miktar için, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Islah, yeni bir dava gibi işlem görür ve zamanaşımını sadece artırılan kısım için ıslah tarihinde keser. * Islahla artırılan miktar üzerinden 'tamamlama harcı' ödenir. **Belirsiz Alacak Davasında Talep Artırımı (HMK md. 107/2):** * Bu, sadece belirsiz alacak davasına özgü bir imkandır. * Alacağın miktarı, tahkikat sonucunda (örneğin bilirkişi raporuyla) tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda, davacı 'iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın' talebini artırabilir. * Bu talep artırımı, ıslah gibi 'bir defaya mahsus' değildir. Gerekirse birden fazla yapılabilir. * **En Önemli Fark (Zamanaşımı):** Belirsiz alacak davası, dava açıldığı anda, daha sonra artırılacak olan miktar da dahil olmak üzere alacağın 'tamamı için' zamanaşımını keser. Yani, davacı talebini bilirkişi raporundan sonra artırdığında, artırdığı kısım için zamanaşımı defi ile karşılaşmaz. Zamanaşımı zaten en başta kesilmiştir. * **Harç:** Talep artırımı yapıldığında, artırılan miktar üzerinden 'tamamlama harcı' ödenmesi gerekir. Bu yönüyle ıslaha benzer. Sonuç olarak, belirsiz alacak davasındaki talep artırımı, zamanaşımı açısından davacıya çok büyük bir avantaj sağlayan, ıslahtan farklı, kendine özgü (sui generis) bir usul işlemidir.