Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/111 E., 2015/9562 K. sayılı kararında, davacının kadroya alınmadan önceki mevsimlik çalışmalarının yok sayılmasının 'hukuken yok sayılması adaletsiz sonuçlar doğurur' ve 'kanuni bir dayanağı da bulunmamaktadır' şeklindeki gerekçeleri, hangi temel hukuk ilkelerine dayanmaktadır? Bu yorumu 'hakkın kötüye kullanılması' ve 'kazanılmış hak' kavramları açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166198

Yargıtay'ın bu gerekçeleri, iş hukukunun temel ilkeleri ve genel hukuk prensiplerine dayanmaktadır: 1. **İşçi Lehine Yorum İlkesi:** İş hukukunda, kanun veya sözleşme hükümlerinin yoruma açık olduğu durumlarda, işçiyi koruma amacı gereği, işçi lehine olan yorumun benimsenmesi esastır. İşçinin yıllarca süren emeğinin, sadece statüsü değişti diye yok sayılması bu ilkeye aykırıdır. 2. **Hakkaniyet ve Adalet İlkesi:** Hukukun temel amacı adaleti sağlamaktır. Bir işçinin aynı işyerine yıllarca verdiği emeğin, sırf kadroya alınmasıyla birlikte sıfırlanması, açıkça hakkaniyete ve adalete aykırıdır. Yargıtay'ın 'adaletsiz sonuçlar doğurur' ifadesi bu ilkeye doğrudan bir atıftır. 3. **Kanunilik İlkesi:** Yargıtay, bu uygulamanın 'kanuni bir dayanağı bulunmamaktadır' diyerek, işverenin bu yöndeki uygulamasının pozitif hukukta bir temelinin olmadığını vurgulamıştır. Hiçbir kanun maddesi, işçinin geçmiş hizmetlerinin bu şekilde silinmesine izin vermemektedir. **'Hakkın Kötüye Kullanılması' ve 'Kazanılmış Hak' Kavramları Açısından Değerlendirme:** * **Hakkın Kötüye Kullanılması (TMK md. 2):** İşverenin, işçiyi kadroya alırken, bunu sanki yeni bir işe alımmış gibi göstererek onun geçmiş kıdeminden doğan haklarını (daha yüksek ücret, kıdem tazminatı bazı vb.) ortadan kaldırmaya çalışması, TMK md. 2 anlamında 'hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirilebilir. İşveren, kadroya alma hakkını, işçinin haklarını bertaraf etmek için dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanmaktadır. * **Kazanılmış Hak:** İşçinin, mevsimlik çalıştığı her dönemde belirli bir kıdem biriktirdiği ve bu kıdemin, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesiyle birlikte, gelecekteki haklarının hesaplanmasında kullanılacak bir 'kazanılmış hak' niteliği taşıdığı savunulabilir. Kadroya alma işlemi, bu kazanılmış hakkı ortadan kaldıran bir etkiye sahip olmamalıdır. Yargıtay'ın yorumu, bu kazanılmış hakların korunmasını sağlamaya yöneliktir.