15 yaşından küçük bir çocuğa karşı işlenen suçlarda, çocuğun menfaati ile kanuni temsilcisinin menfaatinin çatıştığı durumlarda (örneğin, sanığın kanuni temsilcinin yakını olması), çocuğun şikayet ve davaya katılma gibi haklarının korunması için ceza muhakemesinde izlenmesi gereken usul nedir? TMK md. 426/2'nin bu süreçteki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166193

Bu durumda, çocuğun üstün yararının korunması amacıyla özel bir usul izlenir. 15 yaşından küçük çocuğun şikayet ve davaya katılma gibi haklarını kural olarak kanuni temsilcisi (veli/vasi) kullanır. Ancak, kanuni temsilcinin menfaatinin çocuğun menfaatiyle çatıştığı durumlarda, kanuni temsilcinin bu hakları objektif bir şekilde kullanması beklenemez. Örneğin, cinsel istismar suçunun faili amca ise, çocuğun babası olan veli, kendi kardeşi aleyhine şikayetçi olmakta veya davaya katılmakta tereddüt edebilir. Bu, açık bir 'menfaat çatışması' halidir. Bu çatışma tespit edildiğinde izlenmesi gereken usul şudur: 1. **Kayyım Atanması Talebi:** Ceza davasına bakan mahkeme veya soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı, bu menfaat çatışmasını tespit ettiğinde, durumu bir yazıyla görevli ve yetkili 'Sulh Hukuk Mahkemesine' bildirir. 2. **TMK md. 426/2'nin Uygulanması:** Sulh Hukuk Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ('Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa...' vesayet makamı bir temsil kayyımı atar) çocuğa, sadece o ceza davasında kendisini temsil etmek üzere bir 'temsil kayyımı' atar. Bu kayyım genellikle bir avukat olur. 3. **Hakların Kayyım Tarafından Kullanılması:** Kayyım atandıktan sonra, ceza davasında çocuğun şikayetçi olup olmayacağına, davaya katılıp katılmayacağına, kanun yollarına başvurup başvurmayacağına artık kanuni temsilci değil, atanan kayyım karar verir. Yargılama boyunca çocuğun haklarını kayyım kullanır ve onun iradesi esas alınır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/273 K. sayılı kararında da bu usulün izlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu mekanizma, menfaati çatışan kanuni temsilcinin pasif kalarak çocuğun hak kaybına uğramasını önleyen hayati bir güvencedir.