TCK md. 234'te düzenlenen 'çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' suçunun mağduru kimdir? Bu suçun takibinin şikâyete bağlı olup olmadığını ve 15 yaşından büyük, rızasıyla kaçtığını beyan eden bir çocuğun şikâyetçi olmamasının davaya etkisini, 'korunan hukuki yarar' kavramı üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166176

TCK md. 234'te düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda korunan hukuki yarar, öncelikle 'aile düzeni' ve bu kapsamda velayet veya vesayet hakkına sahip olan kişilerin (anne-baba, vasi) çocuk üzerindeki 'terbiye, gözetim ve denetim hakları'dır. Bu nedenle, bu suçun doğrudan mağduru, kaçırılan veya alıkonulan çocuk değil, onun velayet veya vesayet hakkına sahip olan kanuni temsilcisidir. Bu tespitin önemli sonuçları vardır: 1. **Suçun Mağduru:** Suçun mağduru veli veya vasidir. Çocuk ise suçun 'konusu'dur. 2. **Şikâyet Hakkı:** Bu suç, re'sen (kendiliğinden) soruşturulan ve kovuşturulan bir suçtur, takibi şikâyete bağlı değildir. Ancak, mağdurun (veli/vasi) şikâyetçi olup olmaması, mahkemenin ceza tayininde (TCK md. 61) dikkate alabileceği bir husustur. 3. **Çocuğun Rızası ve Şikâyetçi Olmaması:** Çocuğun yaşı kaç olursa olsun (15 yaşından büyük olsa bile), onun kaçma veya alıkonulmaya 'rıza' göstermesi, suçu ortadan kaldırmaz. Çünkü korunan hukuki yarar çocuğun iradesi değil, velinin velayet hakkıdır. Aynı şekilde, çocuğun sanıktan şikâyetçi olmaması da davaya etki etmez. Şikâyet hakkı kanuni temsilciye ait olduğu için, çocuğun şikâyetçi olmaması kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Eğer kanuni temsilci şikâyetçi ise, çocuğun aksi yöndeki beyanına rağmen yargılamaya devam edilir ve sanık koşulları varsa cezalandırılır. (Bkz: Y8CD-K.2021/9712).