TCK md. 13/3, yurt dışında işlenen uyuşturucu madde suçlarından dolayı yabancı ülkede hüküm verilmiş olması halinde Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağını belirterek 'non bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesini benimsemiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2014/3280 E., 2014/13148 K. sayılı kararında, yabancı ülkede bu suçtan kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında Türk mahkemesinin vermesi gereken karar ne olmalıydı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166172

'Non bis in idem' ilkesi, bir kişinin aynı fiil nedeniyle birden fazla kez yargılanmasını ve cezalandırılmasını yasaklayan temel bir ceza hukuku ilkesidir. TCK, kural olarak bu ilkeyi yabancı ülke kararları için kabul etmez (TCK md. 16). Ancak, uyuşturucu madde ticareti gibi bazı uluslararası suçlarda, TCK md. 13/3 ile bu kurala bir istisna getirmiştir. Bu maddeye göre, yurt dışında işlenen uyuşturucu madde imal, ithal, ihraç veya ticareti suçlarından dolayı yabancı bir ülkede 'hüküm verilmiş olması', Türkiye'de aynı fiilden dolayı yeniden kovuşturma yapılmasına engel teşkil eder. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların Avusturya ve Romanya'da aynı suçtan yargılanıp kesinleşmiş mahkumiyet kararları aldıkları tespit edilmiştir. Bu durumda, TCK md. 13/3'teki 'kovuşturma şartı' gerçekleşmemiştir. Türk mahkemesinin, bu kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarını dikkate alarak, CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 'aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm ... bulunması' gerekçesiyle, sanıklar hakkındaki 'davanın reddine' karar vermesi gerekirdi. Mahkemenin bu yasal engeli göz ardı ederek sanıkları yeniden yargılayıp mahkûm etmesi, hem TCK md. 13/3'e hem de 'non bis in idem' ilkesine açıkça aykırı olduğu için bozma nedeni sayılmıştır.